Çok Akil-li Davrandılar

Olamam çok sevsem de bir aşkın kölesi, senin derdin aşk benimki “Memleket Meselesi” diyor sayın Ahmet Şafak. İçim cız ediyor her dinleyişimde tüylerim diken diken oluyor. Ülkemizin içinde bulunduğu durumu gördükçe yaşadığım üzüntü ve kaygılarım biraz daha artıyor. Bayadır sesimi soluğumu da çıkarmayıp olayların neticelenmesini bekliyordum.

Bugün 26 Nisan 2013, Türkiye Cumhuriyet’ini son 11 yılda yönetenlerden hiç bir şekilde memnun değilim de özellikle son ustalık döneminde iyi niyetlerini! ayyuka çıkardılar. İmralı süreci diye bir süreç başlatıp öncelikle terör örgütü elebaşı ile sohbetleri başladı. Evet sohbetleri. Hani şu klasik cemaat sohbetleri vardır ya onlar gibi düşünün işte. Sonuçta Bülent Arınç’a göre de terör örgütü lideri namazında niyazında akil biriydi zamanında. Kanka oldu bunlarda sonradan işte.

21 Mart Nevruz kutlamalarında medyada bol bol haberler çıktı. Terör örgütünün bayrak olarak nitelendirdiği paçavralar meydanları süsledi, Öcalan güya kardeşlik! mesajı verdi. Örgütüne çekilin dedi. İktidardakiler bir heyet kuralım insanlara barışı! anlatsınlar dedi. Bunlara da akil insanlar adını verdi. 7 ayrı bölgede heyet gezecek ve barış sürecini anlatacak, insanların haklarını birbirlerinden helal etmelerini isteyecek ve sanırım en son diyecekler ki, biz Türk Beyi Uzun Hasan’ın şehri Diyarbakır ve ötesini sözde Kürtlere veriyoruz. Ki bunu onlar demese de bu iktidar bir süre sonra diyecektir.

Örgüt 25 Nisan 2013 tarihinde Kandil’de bir açıklama yaptı. Silahlarımızla birlikte ülkeyi terkediyoruz diye ama şartlı. Kimse onlara dokunmayacak ve onlar gidecek. Bir gazete de Kandil için Güney Kürdistan’daki Kandil demişler, şimdi eğer Kandil onların tabiriyle Güney Kürdistan içindeyse, Kuzey’i ülkemin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmuyor mu? Medya buna dikkat etmez. Ancak sizin beyninize yavaştan empoze eder bunu. Kelimeler size tanıdık geldikçe, sizinde sindirmeniz kolay olur.

Basın mensupları koşa koşa Kandil’e gitti ve terör örgütü üyelerince didik didik arandılar. Aynı olay Türkiye’mizin herhangi bir beldesinde olsa “Basın Özgürlüğü Var” diyerek kıyameti koparırlardı. Zaten basını elinde ip gibi oynatan bir zihniyet varken daha ne beklenebilir ki?

Çok değil daha 1 hafta önce 20 Nisan’da MHP’nin İzmir’de Bayrak Mitingi vardı. Eminim ki oradaki katılımcılar MHP destekçileri değillerdi tek. İşte orada akıllı bir toplum vardı. Vatanın bütünlüğünü, tek millet anlayışını savunan. Ancak medya buna çok fazla değer vermedi. Sebep çok aşikar. İktidar sahipleri aman koltuğumuz sallanmasın, internet kullanmayan ve sadece televizyon ile gündemi takip eden makarnacılarımızın gözü açılmasın diye engeli bastılar. Bakalım Türk milleti bu durum karşısında tepkisini daha nasıl gösterecek.

Türkiye Nereye Gidiyor?

Malumumuz 12 Eylül referandum sonuçları tamamen sonuçlanalı 2 gün geçti. İktidar partisinin istediği sonuç ortaya çıktı. “Evet”. Türkiye artık bununla birlikte bir dönüm noktası yaşadı diyebiliriz. Belki bir çoğumuz medyayı yakından takip ediyoruz. İşte artık Türkiye’de şunlar olacak, bunlar olacak deniliyor. Nedir bu olacaklar bizde ele alalım medyadan bir kaç örnek ile ve yazımıza kaldığımız yerden devam edelim.

  • 1982 Anayasası bir 12 Eylül ile gelmişti ve 12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının yolu açıldı. Destek verilen bir maddedir benim için diyorum ve kısa tutuyorum bu madde ile ilgili açıklamayı.
  • Anayasa Mahkemesine Cumhurbaşkanı artık 14 kişiyi seçecek ki bu tartışılır. Zira böylece Cumhurbaşkanının yetkileri arttırılmıştır. Hiçbir zaman bu mahkemenin hükümete veya başka bir siyasi güce yakın olması doğru değildir.
  • Yurt dışına çıkma konusunda yapılan değişiklik ile hakim kararı olmadıkça yurt dışına çıkış yasağınız yok denildi. Evet ben askerden kaçsam hakim kararı yok abi kaçarım ben ülke dışına artık yapılabiliritesi yüksek bir madde.

Seçimlerden önce çekilmiş bir video izlemişsinizdir belki ama İsmet İnönü’nün Chp’den ihraç edildiğini söyleyen muhabire o kadar üniversite gençliğinin verdiği cevaplar içimi kararttı. Oysaki benim annem, babam ilkokul mezunu ama İsmet İnönü ile ilgili bu soruya hemen verdikleri cevap “Şaka mı bu” oldu. Oysa şaka değil bir gerçek bu. Güzel ülkemin gerçeği. Ulan hiç mi Tarih dersi görmediniz diye böyle genç arkadaşlara tekme tokat dalasım geliyor.

Neyse benim asıl değinmek istediğim konu bu değildi. Seçimleri boykot eden, ülkemizde sandığa gitmeyen vatandaşlarımız da oldu. BDP adlı siyasi partinin yapmış olduğu boykot çağrısının etkili olduğu çok açık şekilde ortada. Bu parti artık Demokratik Özerklik diye bir şeylerden söz etmeye başladı. Sebepte belli. Boykot eden kesimin ırkı farklıdır diyorlar, dili farklıdır diyorlar. Bakın dikkatlice bakın ırkımız farklı diyorlar. Irkçılık yapanlar kendileri ancak nedense hep benim Türk Milliyetçisi olan kardeşim ırkçı olur, faşist olarak adlandırılır nedense. Demokratik özerklik verin kardeşçe yaşayalım derler değil mi?

Aslında bu insanlara istediklerini vereceksiniz. Nasıl mı?

  • Hakkari’de bir yatılı okulu patlattılar. Ana dilde eğitim verilsin. Çocuklarımız burada okumasın diye. Anadil dedikleri de ne olduğu belirsiz Farsça kırması Kürtçe.

Yukarıdaki gibi yaparak vereceksin istedikleri yerleri bunlara. Yol yaparsın Pkklılar gelir o yolu patlatır suikast düzenler bozar.
Okul yaparsın böyle patlatırlar yakarlar yıkarlar.

O yüzden bu coğrafyayı önce topa tutmak gerekir her şey sıfırlansın. Sonra da verin gitsin ne halleri varsa görsünler.

Diyarbakır’da Pkk bayrağı asılıyor boy boy binalara, ülkemin polisi taşlanıyor. Bilmiyorum bu ülkede bir terör örgütünün bayrağını açmak serbest mi değil mi? Daha araştırmasını yapmadım ben bilen varsa yazsın.

Herhangi bir siyasi partiyi desteklememekle birlikte, Mhp’ye şehit cenazesi üzerinden siyaset yapıyor deniliyor hep. Peki ya ölen bir kaç terörist için Bdp’nin milletvekilini cenazeye göndermesine ne demeli. Yani bu parti her zaman açıkça gidiyor onun propagandasını yapıyor yani. Ses yok değil mi?

Kısacası referandum ile başlayan bu çözülmede benim güzel ülkem göz göre göre parçalanmaya doğru yol alıyor. Sanmıyorum ki bu değişiklik sonrası birleşme sağlamayı dile getirenlerin yüzleri kızarmayacaktır.