Efe’den Şiirler ve Mani

Aşkın Kifayetsiz Yüzü

Ah be güzelim ağlarım mı sandın ardından

Nice güzeller geldi geçti

Bu sevda mekanından

Yolcuya denir güle güle

Gelmeyecek olanın ne hacet su dökmeye

Su akar yerini bulur

Belki bu beden yorulur

Amma bu deli yürek

Yeni sevdalarla buluşur

**********************

Mani

Gide gele yoruldum

Hasretinden duruldum

Geleceksen gel artık

Can evimden vuruldum…

***********************

Aşkın Kan Kokusu

Sevdayı avuçlarken

Kanlar içinde kaldı ellerim

Kanlarını temizlesem de

Yaraların baki kaldı bende

Resmini çizdim kan damlalarından yüreğime,

Ellerimdeki seni silsemde

Yüreğimdeki seni silemedim

Kan misali dolaşıyorsun bu bedende

Günahlarınla, sevaplarınla sevdim seni

Bir ben kaldım geride

Yaşıyorsun bu kanlı cansız bedende…

*********************************

Aşkın Tarifi

Hayata dair bir yaşama belirtisi varsa

Ve bu belirti sadece

Aşktan dem vuruyorsa yüreğine

Sevdiğinin ismi

Şah damarı kadar yakınsa sana

Ve göklerde yıldız misali

Onu avucuna almak hayalden ibaretse

Korkulacak çok şey var demektir

Ancak ruyalarında tutuyorsan ellerini

Ve sadece

Hayallerinde haykırabiliyorsan

Seni seviyorum diye

Sen  bitmişsin demektir…

Aşktrofobi

Hatırlar mısın?
Hani birkaç zaman önce,
-daha yeni değmişken elin elime,
gözlerim gözlerinde yuva yapmışken
ve uçkursuz bir sevişmeye gebe kalmışken kalplerimiz-
‘gitme’ demiştin,
‘gitmelerin olmasın,
beni senden alıkoyacak tüm kehanetler kalksın ortadan,
gitme aşk!
çukur olur yanaklarım gidersen,
ecel terleri dolar gamzelerime,
kıyıp da ağlayamam,
düşersin diye gözümden!’

Hatırlar mısın?
Hani birkaç ay önce,
-bir bir doğurmuşken sancılarını anneler,
cennet vaadiyle kandırılmışken günahkar ceninler
ve ellerinde yalanla koşarkan bir caddeden diğerine deliler-
‘bitme’ demiştin,
‘bitme kadın,
adından dökülen her harfe secde edecekken bitme,
güzlerini topla gel yaz mevsimlerime,
üşüt beni,
bütün uçurumları mesken edindi ruhum,
bitme sen!
korkarım anneme yenik düşmekten…
n’olur sanki bitmesen?!’

Hatırlar mısın?
Hani birkaç gün önce,
-gök, yüzünden utanır haldeyken,
tanrı bileklerinden kesmişken kendini,
insanlar kana kana yıkanırken yağmurun sulak yerlerinde-
‘yitme’ demiştin.
‘yitme be!
kör olabilecek kadar kütükleşmişken duygularım,
sarhoş bırakma beni başka bedenlerde.
sımsıkı sar, sakla çaresizliklerimi.
yitme lütfen!
bütün sihirbazları toplattım dünyadan,
yine de yitersen,
vazgeçeceğim tanrıdan!’

Hatırlar mısın?
Hani birkaç saat önce,
-birbirini bıçaklarken pişmanlıklar,
açık kapıların ortasında kalanların yüzüne çarparken rüzgâr,
ve kendini umudundan asmışken yenik bir devrimci-
‘silme kadın’ dedin
‘bütün korkularımı bırak ruhumun zindanlarında,
kilit vur kalp kapakcıklarıma,
özümü topla, at bir kenara,
ama silme kadın!
silme beni varlığından!
yokluğum çok korkunçtur benim,
eşeğin sudan gelmesini bekleten babam kadar öfkelidir bana.
gitme kadın!
bitme!
yitme, silme beni!
ölüm kokuyor tenim,
yalvarırım beni ölüme terk etme!’

Saat 19:46…
Bilmem hatırlayacak mısın ama,
şu an hastasını öldüren bir doktor duruyor karşında…
Üzülmek haddim değil belki,
Fakat ötanazi isteyen sendin bu aşkın hasta yatağındaki ruhuna…

Unutma aşkın talan yüzü!
İki elin yakamda…

//Merve Ceylan

Seslendirme: Kahraman Tazeoğlu

Gelirsem Biter Aşk

Başini cevirdi yüzünde kalmamiş takatle ..
Hayır dedi inatla .
Öyle olsa ,
Yıkılmazdim her “seni seviyorum” deyişinde..

“Özledin mi beni” dedim.
Sustu.
Nefesini en derinden aldi ve ,
“Özlenmez mi” dedi ..

Git dedim
Gitti..
Sen kaldikca genişliyor bu dünya ,
ve ben kayboluyorum ucsuz bucaksızlığında.
Hayir dedi sertce;
Gidersem kahraman olurum ,
Kalırsam senin..

Küserim dedim ,
Kırılgan cocuklugumun siteminde..
Hayir dedi gülerek..
Küsmek susmayı göze almaktir ,
Ama sen korkarsın kendi sessizliginden ve susamazsın..

Gel dedim o zaman ,
Sesim fısıltı gürültüsünde ..
”Gel ” ..
Durdu ,
Hayır dedi !

Gelirsem Biter Aşk. .

Kahraman TAZEOĞLU