Kısa Kısa Düşsel Yazımlar – 3

Bu yazı serimin 3. kısmı olarak ortaya çıkıyor , kimisi ağır kimisi isyankar… Beğendiklerinizi yorumlarsanız teşekkür ederim…

  • Tanrım biliyorum dua defterin kabarık, ama bana biraz torpil geçsende benim dualarımı bir iki dua öne alsan.
  • Nasır tutmuş kalbimin nasırını çözmek için bana ponza taşı ile gelen sevdiğim… Özledim seni…
  • Her zaman olmadık şeylerle sınanırsın belki. Şimdi sıra aşkla sınanmakta…
  • Yazdığım veya yazmadığım değil, düşündüğümdür her zaman önemli olan, seni düşüncelerde önemli kılan…
  • Bu sabah kalbimin kalesine top atışları başladı. Damarlarımdan yaptığın o basınca karşı Grejuva’yı kullanıyordum oysa ben. Seni durduramayacağımı bile bile. Sanki Fatih’in İstanbul’u fetih azmi gibiydi senin çabaların. Kalbim daha çok direnemeden teslim oldu…
  • Takvimden bir gün daha eksildi. Hayatta geçirmiş olduğum 7739 gün boyunca belki de en orospu günü yaşadım yıllar önce. Kavuran güneşin altında çakallar nasıl leş peşinde olursa, tüm piçlerinde tenleri bozuk leşlerin peşinde olması dileğiyle :)))Bugün için yeminim vardı 🙂 Yaptım.. (1 Ağustos için)
  • Bir porno skandalıydın sen. Güzelliğinin altında olmaz davranışlar saklayan. Ve bir gün aniden bir kenarda unutulun kirli bir prezervatif ile ortaya çıkan…
  • Aşk dur orada, göğüs kafesimin içerisine sıkışmış olan kalbimin daha idamına çok var.
  • Evimin duvarìnda asìli duran melekler… Ve ask… Geri donermi acaba bilemem… (Son kısım MYY kokuyor)
  • Evde bulduğum eski bir kaç kağıt parçasına bakıp, kaşarlaşmış yüzleri karalamak ve yeni yelkenliyle, yeni sevdalara yol almaktır benim izlediğim rota. Allahım gerisi de artık hayrola 🙂
  • İçimin derinliklerinde bir çığlık var iken, korkunç sessizlik orada tam karşımda duruyor.
  • Güneşin doğuşunu izlemek ve hayal etmek seni. Arka fonda Düşlerin Ressamı bozuyor yalnızlığımı. “Melekler uyuyunca ben de uyuycam sonra uyanıcaz uyku olucaz” diyor ve bir an için aklıma geliyor uyku 🙂
  • Hava mı ayaz, yoksa kıçım açıkta mı kaldı? Bir yaz günü böylesine üşümek, kalbimin düşlerini poyraza salmaktan iyi olsa gerek.
  • Cennette var olduğuna inanılan ağaçların birinden bir meyve koparmak üzereyim. Acaba tanrı Adem ile Havva’ya yaptığının biraz photoshoplu halini bana yapar mı? Dünyasından alıp beni cennetine katar mı?
  • Herkesin yürüdüğü yol değil benimkisi, papatyaları dizmeliyiz önce yollara, sonra tek tek toparlamalıyız onları seviyor sevmiyor yapmak için. Her adımda bir sevsin sevmesin yaparken hep seviyor diyebilmeliyiz. Papatyaları soldurmadan, kalpleri kırmadan usul usul yanaşmalıyız…
  • Senin tenine değdiler teker teker bir masum maske altından, bilmediler ki doğranmış tenin, kokmuş et gibi, o zaman ortaya çıkardılar gerçek yüzlerini, sen bir fahişe onlarda bundan zevk duyan azgın birileri.
  • Sabaha karşı uykusuzluktan buğulanan gözlerime biraz canlılık katan ilahi kudret, dualarımın sırası mı karıştı ne oldu?
  • Adsız bir not defteri açmışken birşeyler karalamak için, karanlıkları gördüm içinde şerefsiz bir piçin…
  • Aşk vursaydı ve Clemente dile gelseydi.
  • Havanın sıcağı işlerken bedenime, uyku denen güzel meret bastırıyor göz kapaklarıma ağırdan.

3 Yorum

Yorum Yaz:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir