İnsan Sağlığı ve Detoks Üzerine

Bedenimiz yaşadığımız doğal ortamlar öylesine büyük bir uyum içindedir ki, onu maruz bıraktığımız bütün olumsuzlukların üstesinden gelebilir.

Beden zararlı toksinleri, yani zararlı maddeleri karaciğer, böbrekler, bağırsaklar, akciğer, ter ve lenfler yoluyla atarak kendini temizler. Başka bir deyişle kendini arındırır.

İnsanlar topraktan, sudan, soludukları havadan, yani atmosferden ve aldıkları gıdalardan dolayı binlerce kimyasal toksin ve zehirleyici maddenin etkisi altında kalmaktadırlar. Bu zehirleyici maddeler insan organizmasında, beden direnç sisteminin azalması veya yok olması, hormonal dengesizlik veya fonsiyon bozuklukları, sinir sistemini bozuklukları veya direnç kaybı, fizyolojik dengesizlikler ve hatta geriye dönüşü olmayan hastalıklar (kanser) gibi çok çeşitli belirtilerle kendilerini gösterir.

Detoksifikasyon, organizmanın kendisine yaramayan ve bozucu etkileri olan bu zehirli maddelerden kurtarmasıdır. Çağımızda özellikle metropollerdeki insanlar endüstriyel kimyasallar, pestisit diye tanımlanan, tarımda kullanılan zehirli maddeler, gıdaların bozulmaması için kullanılan katkı maddeleri, ağır metaller, anestezik maddelerin ve özellikle, bilinçsizce kullanılan ilaçların kimyasal kalıntıları, toplumlarca legal kabul edilen drogların  (alkol, tütün, kafein) kalıntıları ve illegal droglardan (eroin, kokain vs) oluşan çok karmaşık bir kokteylin etkisi altında yaşamlarını sürdürme çabasındadırlar.

Detoks programları diyetisyenlere bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur. Detoksa başlamadan önce özellikle bedenimizde toksin birikimlerinin neden ve nasıl olduğunu ve buna karşı nasıl yöntemler izlenebileceğini bilmemiz gerekiyor.

Detoks sadece beslenme veya hidroterapiyle (lavman) yapılamaz; çok daha kapsamlı bir süreçtir ve bu süreç donanımlı bir şekilde sürdürülmelidir. Homeopatik etkileşimi bilmeden, bağdokusunun işlevini kavramamış, vejetatif sinir sisteminin temel uygulaması olan nöralterapi metodunu özümsememiş ve daha kapsamlı yöntemler hakkında eğitim almamış kişilerce yapılan detoks programlarının bir çok ayağının eksik kalacağı aşikardır. Dünyada detoks, tamamlayıcı tıpla ilgilenen hekimler başta olmak üzere sağlık durumuna tanı koyabilen hekimler tarafından yapılmaktadır. Bedende birikmiş olan toksin düzeyini belirten ve tespit eden pek çok ölçüm işlemi vardır.  Ülkemizde ise bu konu hakkında fikri olan olmayan bir çok insan detoks uzmanı olarak karşımıza çıkabiliyor.

Detoksifikasyon, diğer bir adıyla toksinlerden arınma son derece karmaşık bir işlemdir ve kişiye özel olmak zorundadır. Bu sadece sulu besinler alarak veya lavman yapılarak olacak bir şey değildir. Detoks programlarının gruplara değil, kişiye özel olması zorunludur. Bu konuda eğitim almamış ve konunun uzmanı olmayanlar tarafından yapılan yanlışlıklar bazı diyetisyenler tarafından “detoks insan sağlığını tehlikeye atıyor” şeklinde yorumlanıyor. Bu doğru değil elbette. Ama eğer detokstan iyi bir sonuç bekliyorsanız mutlaka bu konuda eğitim almış bir hekimin kontrolünde bulunmalısınız. Çünkü hekim olmayanlar problemi sadece bir beslenme alışkanlığı bozukluğu gibi algılıyor. Detoks yaptığını iddia eden diyetisyenlerin yaptığı, sadece beslenmenin temel alındığı detoks programlarıdır. Oysa detoksun yapılması veya değerlendirilmesi diyetisyenlere bırakılmayacak kadar ciddi bir iştir.detoks

Yorum Yaz:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir