Herşey Yerli Yerinde Mi?

Kısa süre önce yeniden başlayan hikayem de herşey yerli yerinde mi? Acaba ben mi kandırıyorum kendimi. Sağıma soluma baktımda bugün, çok değişmiş etrafımda, neredeyse herşey. Bu oda bana huzur vermiyor artık. Gözler hep tanıdık yüzü arıyor ama bulamıyor. Acaba el ele tutuşup gezmesi gereken ruhlar değilde canlar mı? Ne önemi var ki artık deyişini duyar gibi oluyorum. Belki bir çok şey değişti senin de hayatında ama bilemiyorum. Bir kez söz verdim mi ben tutarmıyım diye düşünüyorum. Hani acaba herşeyi yerli yerinde bırakabilir miyim diye?

Bakıyorumda herşey yerli yerinde kalmamış artık. Mesela masamın üstündeki çerçeveli resmimiz artık aşkın verdiği eziklikle yan yatmış. Bana yazmış olduğun yazılar bir kenara katlanılıp konulmuş. Peki ya giydiklerine ne demeli? Yerlerini ben bile bilemiyorum. Zira her gece onlara sarılıp uyumaktan ve son yaptıklarımdan sonra onlarında yeri değişmiş. Telefonumda ismin bile değişmiş artık. Oysa ben o kadar yenikte düştüm çoğu kez ama ismini bile değiştirmemişimdir. Ha birde facebook listemde bile değilsin ne zamandır. Eskiden mektuplar yakılırdı, fotoğraflar yırtılırdı büyük aşklar bitince. Şimdi ise facebook’tan silmek ve telefonumu silmek yeterli mi geliyor. Doğru ya eskisi gibi büyük aşklar mı kaldı.

Apansızca kalbime saplanan acılar senin yüzünden mi yoksa ben yine mi hastalanıyorum. Yada gördüğüm rüyalar hangi hayra yorulmalı. Sormasınlar derdimi ve kederimi diye çok içime atıyorum ama her gelen seni soruyor bana. Yazık ettik bir kere bu aşka. Geri toparlanırmı bilmiyorum. Yani herşey yerli yerinde mi diye soruyorum.

Bir yandan sigaramı içiyor bir yandan el ele gezen sevgilileri düşünüyorum. Hani bizim olacak olan hayaller vardı ya, onları düşünüyorum. Seninle denize gidecektik, tatil yapacaktık. Bugün beni götürdüler Aqua Park’a ama zevk almadığımı biliyorum. Çünkü orda akan sular altında poz veren sevgililer biz olmalıydık diye düşünüyorum. Veya kalabalığa aldırmadan uzaklarda öpüşen çift biz.

Herşey yerli yerinde mi sende de acaba diye soruyorum ve utanıyorum. Emek verilmiş bir aşka son günlerde yaptığım hatalarla kan kustuğumuda biliyorum. Beni bu hale düşürdüğün için seni bile suçlayamıyorum artık biliyor musun. O yaşadığın küçük şehre lanet okuyorum sadece. Herşey senin oraya gelmenle başladı ve bitti. Keşke yine uzakta olsan ve keşke ben aylarca seni görmek için beklesem diyebiliyorum.

Herşey yerli yerinde değil bende, ya sen ne yapıyorsun? Mutlu musun acaba? Çektiğimiz acılardan sonra yoksa benim gibi yapmacık gülücükler mi sunuyorsun sağa sola.

Tamamen şahsıma ait olan bu düşünceler kırıyorsa kalpleri, üzgünüm benim kalbim çoktandır siyah ve gri…

2 Yorum

Yorum Yaz:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir