Geldi Çattı

An itibari ile KPSS’ye 74 gün kalmış durumda. Bende ki son duruma gelince işler biraz sıkıntılı gibi. Genel kültür ve genel yetenek her neyse yapılıyor da, şu eğitim bilimleri derslerinden çektiğimiz illeti bir türlü başımızdan def edemedik. Birine çalışırken diğerini unutuyorsun. Oysa ki dersler birbirleri ile bağlantılı lakin nedense bir çok kişi de aynı problem var. Kavramların ise oldukça fazla olması da cabası. Allah şu son 2.5 ayda yardımcımız olsun. Uzun zamandır içerik yazmıyorum. Hayatıma dair bilgileri paylaşmakta istemiyorum bir yandan da. İnşallah 7 Temmuz itibariyle kafam rahatlayacak. Ondan sonra bakacağız yine durumlara.

Önümüzdeki hedefler ise belli.

  1. KPSS den iyi bir puan alıp atanmak
  2. Dershanelerde görev almak
  3. Memleketteki işlerin başına geçmek

Şimdilik son iki hedef için temennim olmaması yönünde. İnşallah Allah yüzümüzü kara çıkartmaz da rahat bir nefes alırız. Bu aralar kafamı dağıtmaya ihtiyacım var. O yüzden hafta sonu ailemin yanına gidiyorum. Oradan da İstanbul’a geçeceğim ve derslere bir haftalık bir ara vermiş olacağım.

Ancak şunu da anladım ki KPSS sürecinde, insan hayatında başka bir takım faaliyetlerin olması durumu olabildiğince kısıtlı olmalı. Şu anda öğrenci evindeyim ve geçim sıkıntısı ara ara baş gösteriyor.

Öğretmenlik için gerekli olan pedagoji eğitimi de devam ediyor ve artık son safhasındayız ve staj ile uğraşıyoruz. Bir yandan da Türk Ocaklarının Antalya Şube Gençlik Kolları Başkanlığını da yürütmenin vermiş olduğu yük ile birlikte KPSS biraz az rağbet gördü bende gibi. Ama bunda hiçbir şekilde Ocak faaliyetlerini öne sürmek gibi bir davranış göstermedim. Gerekli anlayışı her zaman gösteren Ocak büyüklerime de saygılarımı sunuyorum. Ancak Antalya’daki son iki ay gibi sürede bu görevimi de devretmek mecburiyetindeyim. Son iki aylığına kendimi hayattan aşırı olmasa da soyutlamak ve ağırlığı KPSS’ye hazırlığa vermek mecburiyetindeyim.

Bu bir veda mektubu gibi oldu sanki. Hayatın getirmiş olduğu kriterlere de biraz uymak gerekli sonuçta. Son bir not daha: Eski dostlarımı da o kadar özledim ve bir o kadar da kırıldım. Belki kimse bunu okumayacak ama içimi dökmesem de olmayacak. Zamanında ben herkesi arayıp sorarken şimdilerde bir iki dostum hariç diğerlerinin aramaması içimi acıtıyor. Ben kendimde kusur ararken birazcık da onlar kendilerinde kusur arasalar çok iyi olacak.

2 Yorum

Yorum Yaz:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir