Anlatamazsın Bazen

Kusura bakma sevgilim, ben benimle mutlu ol diye sevdim seni. Bensiz mutsuz ol diye değil..! Zaten ben değil miydim seni mutsuzluktan çekip alan.. Şimdi ayrı ayrı olmanın ne manası var ki..? Seni incittim kırdım ama bil ki bir o kadar da bende kırıldım.. Neyse o konulara girmeyeceğim.. Şimdi hayatımızı sikip attığımızı oturup konuşalım ne dersin?

Uzaktayız, birbirimizi kırdığımızda ancak mesajlar ile duygularımızı aktarabiliyoruz ama bu kadar karamsarlıkta duygular bile gitmiyor, kelimeler nasıl insanın boğazına dizilir kalır ya duygularımı da o telefondaki 10 tuşa basarak dile getiremiyorum ben. Hele bir de normalde bir mesaja saniyeler sonra cevap veren senden saatlerce cevap gelmeyince, kıçına tekme vurulan bir orospu çocuğu olduğumu düşünüyorum. İstenilmeyen ama varlığını hissettirmeye çalışan, dünyaya tutunmaya çalışan.

Mesajlarıma cevap gelmeyeceğini söylemen ise ayrı bir paranoya ve aklımda o andan itibaren silmeye çalıştığım şarkılar. Uzun zamandır dinlemediğim şarkıları dinliyor ve soyut bir aşk masalına uzanıyorum. Tutun ellerimden ve çekin beni de o masala diye haykırıyorum. Alsana işte piç diye bağırıyorum bana oradan bakıp duran şerefsiz cüceye..

Sesim kısılıyor, sessizce ağlıyorum. Göz yaşlarım nedense terse akıyor anlıyorum ki bu dünya bana dar geliyor. Beynim sulanmış bir durumda, acılarımı cebime katıp senden af diliyorum..

Ve o anda eski bir şarkıda son nakarat şu şekilde haykırıyor..

Götür beni eski bir şarkıda uyuyan
Güzel Muraşka’ya… Paryoşa
Paryoşa beni hiç bırakma
Al yanına…
Paryoşa aşkı getir bana
Dudaklarımla doyurdum
Mavilere boyadım onu
Paryoşa… Paryoşa
“Uyuyo Muraşka”

Yorum Yaz:

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir