Ölümdür yaşanan tek başına… Aşk iki kişiliktir!…

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

ATAOL BEHRAMOĞLU

Esat Kabaklı – Dede Korkut (Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu)

Şol gökleri kaldıranın,
Donatarak dolduranın,
Ol deyince olduranın,
Doksandokuz adı ile…

Dayadım sana belimi,
Kudretinle tut elimi,
Yoğuram ana dilimi,
Anamın ak sütü ile….

Tanrım Türk gönlümü yastan,
Kılıcımı kirden pastan,
Kurtarırsan ben bir destan,
Derim ağız tadı ile…

Ses vermez Oğuz illeri,
Niye susmuş bülbülleri,
Koy tutuşsun gönülleri,
Ergenekon odu ile,

Kış günleri yaza ersin,
Kırk ince kız kilim sersin,
Bayındır Han şölen versin,
Kırk devenin budu ile…

Dedem Korkut derki “Evet,
Vardır düğün, dernek, davet,
Fakat Oğuzlar`da devlet,
Olmaz dedikodu ile!”

“Pis sularda kir arınmaz,
Sisli günde yol görünmez,
Düşman üstüne yürünmez,
Casus ile, cadı ile!”

Er o`dur ki ün salası,
Kına gürmeye palası,
Oğul hey bozkurt palası,
Büyütülmez dadı ile!”

Şol gökleri kaldıranın,
Donatarak dolduranın,
Ol deyince olduranın,
Doksandokuz adı ile…