Panasonic Hdc-Mdh 1 Kamera Değerlendirmesi

Kamera işlerini Eylül 2012 tarihi itibari ile diğer aile bireylerime devrettim. Bu yüzden gelen her soruya olumlu yanıtlar veremeyebilirim. Şimdiden anlayışla karşıladığınız için teşekkür ederim.

Daha önce kamera hakkında yazı yazmıştım ancak o kadar fazla soru olduki kafalarda sanırım biraz soru işaretleri oluştu diye düşünüyorum.. Konumuz burada idi. Şimdi teknik bilgi ve kameranın avantajlarından bahsetmek istiyorum orada yorumlara göre..

  • Kamerada fotoğraf çekme özelliği vardır. Fotoğraflar hafıza kartı içerisinde videolardan ayrı bir klasörde listelenir.
  • Görüntülerin CD veya DVD’ye aktarımı için direk hafıza kartını bilgisayara bağlayıp görüntüleri alma yöntemini de kullanabilirsiniz, yada eski yöntem olarak olarak bilinen birebir oynatarak kaydetmeyi de kullanabilirsiniz.
  • Kamerada efekt olarak sadece “fade” adı verdiğimiz geçiş efekt bulunmaktadır. Siyah ve beyaz renkte olmak üzere iki tanedir.
  • Görüntüler televizyonda izlenirken insanlar basık veya şişkin gözüküyor diye soran arkadaşlarlar kameranın ekran ayarları widescreen 16:9’da ise bunu fullscreen 4:3 olarak değiştiriniz.. Bu kullanılan televizyona göre haraket edilmesi gereken bir yöntemdir. Geniş ekran tv’si olan birisinde 16:9 ekrana göre yapılan çekimlerde görüntülerde baskınlık veya şişkinlik olmayacaktır.
  • Kamera, çok kuvvetli seslerde (özellikle davul sesi) cızıltı yapıyor diyen arkadaşlar, harici mikrofon kullanarak bu sorunu çözebilirler yada çekimlerini manuel modda yapıp, kameranın ses ayarını daha da düşürebilirler.
  • Kamera açılıp kapandığı anda, hafıza kartıda görüntüyü bölmektedir. Siz silmediğiniz sürece hiç bir şekilde eski görüntünüz yeni bir çekim yaptığınız anda kaybolmaz.
  • Ekranda saat ve tarih çıkmıyor. (Bu konunun çözümü bulunamamıştır, kamerada böyle bir özellik yok)
  • Hafıza kartını kamera ara sıra görmüyor diyenler için, lütfen kameranızın hafıza kartı yuvasını hava ile temizleyin..
  • Kayıdı 2 saat yerine 4 veya 8 saate uzatmak istiyorum diyenler recording modu değiştirmelidirler.

Kamera 1.8 kg olduğu için uzun süreli çekimlerde kol ağrısı çekmezsiniz.

Bataryası tam dolu olduğu takdirde 5 saat çekimi rahatlıkla yapabilmektedir.

Konu gelen bilgiler ile daha da güncel bir hale gelecek arkadaşlar..

Bu mu Aşk? Aşk bu mu? Aşk mı bu?

Her şey seninle başladı yeniden.. Yazıyorum aylar sonra hatta yıllar. Zaten çok yazan biri değildim ama en azından bi günlüğüm vardı kendi çapımda takılırdım.. Sonra… Hayatım anlamsızlaştı gitgide ben de yazmaya değecek bişi bulamadım.. Saçma sapan insanlar, gereksiz anılar.. Okuyup hatırlamak istemediğim şeyler işte.. Sonuç olarak yazmadım ben de.. Sonra hayatıma inancımı kaybettim, kendime de… Boş olduğumu düşünüyorum fazlasıyla… Belki de gerkçektn de öyleym yapcak bişi yok..:/

Aslında ne yazmak istediğimi, bu yazının amacını hiçbir şeyi bilmiyorum.. Canım sıkılıyor ve oturdum öyle yazayım diye:D Özeniyorum yazan insanlara fazlasıyla.. Sana daha da çok.. Ne yapıyorsun dedim, bloğuma yazdım vs dedin ya bi kıskançlık tuttu nedense 😀 Dedim Tuğba senin neyin eksik otur yaz.. Şimdi de böyle boş boş yazıyorum ama hoşuma gidiyor tuşlara basmak ve sayfa da hafiften doluyor ya bir ciddi hissettim kendimi..:D

Bir şey var boğazımda.. Canım sıkkın değil, ağlamak istiyorum.. Bir şey geldi oturdu yüreğime.. (ve nedenini anlamadığım bir şeklide bu iki cümleyi yazarken gözlerim doldu.. Yazmaya kaptırıyorum herhalde yavaştan kendimi :D) Yok ama cidden ağlayasım var.. Sen gideli çok az bi zaman oldu yanımdan.. Ve ben hiç böle olmamıştım.. Biliyorsun zaten fazla duygusal bir insan değilim.. Ya da belki de öyleyim de çaktırmıyorum 😀 Bilmiyorum onu kendime bile itiraf etmedim daha ama dediğim gibi kötüyüm sen gittiğinden beri.. Böyle olmamıştı daha önce.. Gidiyordun tamam üzülüyordum falan ama yaşamsal faaliyetlerimi etkilemiyordu bu durum.. İştahım kesilmiyordu sen yoksun diye.. Ya da sen yoksun diye uyumak istememe durumum olmuyodu..:( Gözüm dalmıyordu bu kadar sık.. Seni düşünürken bulmuyordum kendimi her defasında.. Aşkım şu an ne yapıyor diye düşünmüyordum sürekli ve yaptığın her şeyde sana bu kadar kızmıyordum içimden o yaptığın şeyi bensiz yapıyorsun diye..:( Aşk bu mu? Bu aşk mı? Bu mu aşk?.. Böyle mi oluyormuş insan.. Kötüymüş be hacı.. Ya da ne kötüsü çok güzel fazlasıyla hem de.. Ve ben sana çok teşekkür ederim bana bu duyguları yaşattığın, bunları hissettirdiğin için.. İçi acıyo insanın çok, ama güzel..:) Değişik işte nasıl acıtan bir şey güzel olabiliyor ki..:)

 …

Saatlerce verilen bunalımlı bir aradan sonra hadi bari bir tekrar yazayım bir şeyler dedim..:) Herkes uyuyor şu an.. saat 03.06 bende bunalm tavan yapmış öyle müzik dinliyorum.. Ya ben seni çok seviyorum kiiiiiii.. Geldin gittin aşkım valla değişenler değişti bende bu defa.. Tabi sen farkında değilsin malum ben hissettiremiyorum malım..:/

İyiki Doğdun Okan

Sanırım bu adet olmaya başladı doğum günlerini özel bir şekilde blog üzerinden ilan etmek.. Okan benim yaklaşık 7 senelik bir arkadaşım.. Uzun süre birlikte çalıştık, güzel projelere de imza attık ama sonradan herkes kendi köşesine çekildi. Neyse bugün 10 Kasım Okan’ın doğum günü.. Kimdir bu Okan derseniz..

Tam olarak Okan Sümer, Gaziantepli, Gaziantep Üniversitesinde okuyor, abisi ile birlikte internet cafe işletiyor.. Magazin dünyasını yakından takip eder, sosyal bir arkadaşım.. Öyle facebook duvarına yazmak istemedim böyle klasik bir şekilde..  Neyse kardeşim Okan 🙂 Kendin hakkında biraz daha detaylı bir biyografi yazsaydın keşke.. 🙂 Çalıntı yapardım.. Doğum günün kutlu olsun kardeşim..