Corsair K83 Kablosuz Klavye İncelemesi

Corsair, hemen hemen her şeyi yapmak için kullanabileceğiniz bir klavye piyasa sürdü. K83 kablosuz klavye modeli, dahili bir touch-pad ve bol miktarda medya kontrol düğmesi bulunan standart bir klavyedir. Oyun meraklı arkadaşlar içinse üzerinde bir analog çubuğu bile eklenmiş ve oyun kumandası görevini görmekte.

Kablosuz bir çevre birimi olarak mobil cihazlar ve eğlence konsolları için Bluetooth bağlantılarını desteklerken, gecikmesiz kablolu ve 2,4GHz bağlantı sunuyor. Tüm bunlar için talep edilen miktar ise 99 dolar cihazı olacak.

En iyi klavyeler arasında 79 dolara satın alınabilen Logitech K780, çok daha pahalı olan Logitech Craft ve 130 Dolar fiyatlarında olan Microsoft Modern Klavyesinden sonra Corsair şirketi de kendi yerini aldı. Logitech aynı zamanda Corsair K83’e çok benzeyen K830 klavye modeline sahip fakat ana malzemeleri arasında farklar bulunuyor.

Ayrıca K83 Kablosuz Klavye, dahili touch-pad ‘i, analog çubuğu ve birinci sınıf tasarımı, diğer firmaların rekabet edemediği hepsi bir arada çözümünde birleştirmiş. Gerçekten bir oyun kolunuz yoksa oyun oynarken zevk alabileceğiniz bir cihaz, en azından bu fiyatına nazaran.

Tasarım

K83, kucağınızda gereken tüm klavye fonksiyonlarını sunarak çok sağlam bir iş çıkarıyor diyebiliriz. Her ne kadar bu tam boyutlu klavyede bir tuş takımı olmasa da istediğiniz tüm medya kontrollerini, çoklu dokunmatik bir touch-pad’i ve analog çubuk üzerinde bulunuyor.

Tuşlar derin bir harekete sahip değil, ancak düşük bütçeli bir klavyedeki kadar hafif bir his vermiyor. Her bir tuşa bastığında yeterli miktarda direnç uygulandığı söylenebilir. Ayrıca kıpır kıpır bir dizayn isteyenlerin çok hoşuna gitmeyecek bir klavye olmuş.

K83, neredeyse müstehcen bir şekilde hafif, aynı zamanda arka kısımda bulunan plastik yapı ucuz hissettiriyor. Ancak sağa çevirdiğimizde Premium statüsünü kazanıyor. Ön plaka sadece harika görünmekle kalmamış, yapısal sertlik kazandıran fırçalanmış alüminyumdan yapılmıştır.

Süper kahraman dünyasında Bane’in Batman’i ikiye bölmeye çalıştığı gibi klavyeyi tek seferde kırılıp kırılmayacağı deneyi için yanlara biraz baskı uygulandığında, K83’ün sağlam kaldığını söyleyebiliriz. Peki kırılabilir mi? Diye soracak olursanız, muhtemelen kırılabilir diyebiliriz fakat bu basit bir kazadan nedenli olmazdı.

K83’ün şekli aslında oldukça önemli, çünkü klavyenin sağ tarafı bir video kumandası gibi tutulabiliyor. Sağ üstteki analog çubuk, bir kontrol ünitesi kombinasyonu görevi görmek için klavyenin altındaki başka bir düğme ile birlikte çalışır. Verdiği his oyun koluna benzer ancak tam olarak rahat değil. Bu şekilde sıkça oyun oynamayı tercih etmezsiniz.

Touch-pad özellikle dairesel tasarımı göz önüne alındığında, 4 parmak hareketlerini desteklemek için biraz küçük. Ancak altındaki sol ve sağ tuşlarla birlikte kullanımı kolay ve yumuşak bir dokuya sahip.

Genel olarak özellikle etkileyici, klavyenin tüm ikincil işlevleri aydınlatan arka aydınlatması sayesinde biraz daha sevgimizi kazandı.

Sesi kapatmak için ses tekerleğine basmak da zor bir manevra, çünkü parmağımızı kaldırırken kaydırma işlemini sonlandırmak kolay. Bu da ses seviyesinin tekrar yükselmesine neden oluyor. Bununla birlikte, bir uzun parmakla sürükleme ses seviyelerimizi Windows’ta 0’a çevirmek için yeterli sayılabilir.

Ayrıca K83 Kablosuz Klavye’yi bir sırt çantasında taşırken tuşlara basılmasını engelleyecek yardımcı olacak bir tuş görmemek bizi üzdü.

Performans

Corsair K83 Kablosuz Klavye, bağlantı kurmak için iki farklı yol sunuyor. 2,4GHz kablosuz dongle’a(Kablosuz bağlantı sağlamaya yarayan usb) sahip. İki Bluetooth cihazla eşleşebiliyor ve kablolu USB bağlantıları yapabiliyor. Bluetooth, uyumluluk için güzel bir seçenek. Kablolu ve 2,4 GHz bağlantılarda 1.000Hz yoklama oranları ve 1ms yanıt süresi sunuluyor.

Klavye size gölgelenme önleyici ve 10 tuşa kadar çevirici sunuyor (Bluetooth üzerinden daha az). Ayrıca gizlilikleri hakkında endişe duyanlar için, 2,4 GHz bağlantısı, yanıt verme konusundaki marjinal bir artış için devre dışı bırakılabilecek 128-bit AES şifrelemesi kullanıyor.

Akıllı TV, bağlı bir PC ile aynı kontrolleri desteklemeyeceğinden, cihazlar arasında özellik desteği konusunda bazı endişeler bulunuyor. Bluetooth ile bir PC’ye bağlı neredeyse her şeyi kullanabileceğimizi ise kesin bilgi olarak aktarıldı. Bununla birlikte klavyenin kurulumunuzda mükemmel çalışıp, çalışmadığını söyleyen hangi özelliklerin hangi özelliklerle desteklendiğine dair çok fazla detay var.

Yapı ve hızlı yanıt verme sayesinde K83 Kablosuz Klavye ile yazım deneyimden büyük zevk alacağınız mutlak. İzleme panelinin hazırda bulunması da ayrı bir nimet. Küçük ok tuşları can sıkıcı olsa da analog çubuk metin belgelerinde ve menü sayfalarında gezinmeye yarayan iki yön giriş seçeneği sunuyor.

Analog çubuğun yapamadığı ne var diye soracak olursan oyun oynamak diyebiliriz. Birinci şahıs bir oyuna girerken, analog çubuğu hiç şey yapamayacak kadar zayıf bir seçenek ile karşılaşırız. Bu nedenle, yanıt süresi ve özel girdilerde oyun oynamak için verilen tavizlere rağmen, bu bir oyun klavyesi değildir. Yine de iyi düşünülmüş bir kablosuz çevre birimi olmasını engelleyemez. Arkadan aydınlatma kapalıyken şarj edilebilir pilden 40 saate kadar kullanım ömrüme sahip olup, çalışma haftası boyunca güç sağlayabilir ve arka aydınlatmayı açmış olsanız bile, klavye kullanılmadığında gücü korumak için hızlı bir şekilde uyku durumuna girecek.

Corsair’in iCUE özelleştirme yazılımı, gezinmek biraz zor olsa da bazı şeyleri geliştirmemize izin veriyor. Analog çubuk üzerinde oynama yapılabiliyor. Ölü bölgesini aşağıya çevirip, hassasiyetini azaltarak biraz daha kullanışlı hale getirmekte mümkün. Tuşların ne yapacağını değiştirmenin, hassasiyetlerin ve otomatik kapanma zamanlayıcılarını değiştirmenin ötesinde, yazılım K83’ü ince ayarlamanın birçok yolunu sunmuyor.

Karar

Corsair K83 Kablosuz Klavye, hafif bir oyun oynamak için kullanılabilecek bir eğlence klavye olarak raflarda boy gösteriyor. Bir medya aracını kullanarak internette gezinmenize yardımcı olmak için kesinlikle tercih edebileceğiniz bir klavye olarak gördüğümüz K83, oyun için sunabilecek fazla bir şeye sahip değil.

Bununla birlikte, bu kadar iyi yazma deneyimi, çok sayıda bağlantı seçeneği ile yüksek derecede uyarlanabilir bir klavye. Bu nedenle, akıllı TV’nizin menülerinde gezinmek için bir şeyler istiyorsanız, K83’ün görevi bitmiştir. Ancak, bu kadar basit bir görev için belki de gereksiz pahalıdır, buna siz karar vereceksiniz.

Ekstra olarak klavyenizi ofise götürmek veya sırt çantanızda taşımak istiyorsanız, bu çoklu görevleri kolayca yerine getirebilir ve fiyatını haklı çıkarabilir.

Dünyada En Çok Ziyaret Edilen Sosyal Medya Siteleri Nelerdir?

Türkiye’de Facebook, Instagram, Youtube ve Twitter dörtlüsü en popüler sosyal ağlar olsa da, dünya üzerinde bu dörtlü en çok ziyaret edilen sosyal medya siteleri arasında yer almaktadır. Listede hiç duymadığınız bazı site ve uygulamalar olabilir. Listeye girmesindeki en büyük etkenler Çin’de popüler olmasından kaynaklıdır. Ben listeye ilk 15 siteyi aldım.

İster bir sosyal medya kullanıcısı, isterseniz de dijital pazarlamacı olarak bu verileri incelemekte fayda olacağını düşünüyorum. Son zamanlarında dijital pazarlama ve sosyal medya üzerine çalışmalarımı arttırmış durumdayım. Bunun temel sebebi ise ülkemizde bu alanda yetişmiş kalifiye insanların azlığı, dijital pazarlama için kimi firmaların çok gereksiz mecralarda çok gereksiz harcama yaptığını görmemden kaynaklı. Neyse lafı fazla uzatmadan hangi sitelerin listede yer aldığına hızlıca bir göz atalım.

1.Facebook (Aylık 2.23 milyar aktif kullanıcı)

Facebook ayda 2 milyardan fazla kullanıcı tarafından kullanılmakta ve bu dünya nüfusunun 3’te 1’ine yakın bir rakam. 65 milyondan fazla sayfa ve milyonlarca reklam veren olduğunu düşününce hala dünyanın en büyük sosyal medya sitesi ünvanını korumakta.

2.Youtube (Aylık 1,9 milyar aktif kullanıcı)

Google’a ait bir marka olan Youtube’da her gün milyarlarca saat video izlenerek zaman harcanılıyor.

3.WhatsApp (Aylık 1,5 milyar aktif kullanıcı)

180’den fazla ülkede insanların iletişim kurmasını sağlayan bir mesajlaşma uygulaması. İlk çıktığında sadece arkadaşlar ve aile arasında iletişim sağlamak amacıyla kullanılan uygulama, gelişimiyle birlikte bir çok alanda hizmet vermeye başladı. (Taksiciye konum atmak, hastaneye soru sormak gibi)

Ayrıca Whatsapp küçük ve büyük ölçekli işletmelere, müşterileri ile olan satın alma süreçlerinin bilgi akışını sağlaması için de API hizmeti veriyor.

4.Messenger (Aylık 1,3 milyar aktif kullanıcı)

Messenger, Facebook’a bağlı bir mesajlaşma özelliği idi ve 2011 yılından sonra Facebook, Messenger’ı bir uygulama haline dönüştürdü ve bir geçiş sürecinden sonra mobil uygulama tarafında Facebook üzerindeki bir mesajı okuyabilmemiz için uygulamayı zorunlu hale getirdi.

5.WeChat (Aylık 1,06 milyar aktif kullanıcı)

Ülkemizde özellikle 2012 – 2013 senelerinde çok aktif reklam kampanyası yürüten WeChat bir mesajlaşma uygulaması iken şu anda bir çok işe yarar durumda. Alışveriş yapmak, ödeme yapmak, para transferi vs gibi bir çok farklılığı bünyesine katmış gözüküyor.

6.Instagram (Aylık 1 milyar aktif kullanıcı)

Fotoğraf ve video paylaşım sitesi olan Instagram, Facebook tarafından 2012 senesinde 1 milyar dolara satın alınmıştı. Önce Vine’ı bitiren sonra da Snapchat’i yok etmeye karar veren bir uygulama olarak görüyorum halen. Zira Vine ile 6 saniyelik videolar çekilirken instagram video özelliği ekleyip Vine’a darbe vurmuştu ki Vine daha sonra kapatıldı. Daha sonra Snapchat’in hikaye özelliğini kendisine Snapchat’in yok oluşunu izliyor.

7.QQ (Aylık 861 milyon aktif kullanıcı)

Çinliler arasında popüler olan mesajlaşma platformudur. 80 ülkede ve başka dillerde kullanılabilir olduğu yazılmış. QQ hakkında pek fazla bilgi sahibi değilim. Uygulamayı indirdim ancak direkt Çince karşıladığı için beni silmek zorunda kaldım 🙂

8.Tumblr (Aylık 642 milyon benzersiz ziyaretçi sayısı)

Tumblr, metin, bağlantı, fotoğraf, video, müzik vs paylaşabileceğimiz bir mikro blog ve sosyal ağ sitesi. Tumblr üzerinde kullanıcılar bir çok şeyi paylaşabiliyorlar.

9.Qzone (Aylık 632 milyon aktif kullanıcı)

Kullanıcıların blog yazabildiği, multimedyalar yükleyebildiği, oyun oynayabildiği Çin merkezli bir sosyal paylaşım sitelerinden bir tanesi daha. Çinli arkadaşlarımız kendi aralarında bir hayat yaşadıkları için içeriye giriş yapıp merak dahi etmediğimi bildirmek isterim.

10.Tik Tok (Aylık 500 milyon aktif kullanıcı)

2018 yılının ilk çeyreğinde sosyal medya uygulamaları arasında en çok indirilen uygulama olarak göze çarpan Tic Toc rahatsız edici reklamları ile benim aklımda yer etmiş durumda. Uygulama üzerinden müzikli videolara çekebiliyorsunuz.

Daha önce kendisine benzer olan musical.ly’yi satın almışlar. 2019 ve 2020’de tüm dünyaya yayılma hedefleri var sanırım. Instagram bir karşı atak yapmazsa 🙂

11.Sina Weibo (Aylık 392 milyon aktif kullanıcı)

Çinli kullanıcıların Twitter’ı olarak bilinir. Çünkü Çin’de Twitter kullanımı yasaklanmıştır. Twitter’daki bir çok özelliği kendisinde barındırır. Sanırım daha farklı özellikleri de eklemişler. Haber sitesi gibi girişte bir slayt beni karşıladı.

12.Twitter (Aylık 335 milyon aktif kullanıcı)

140 karakter sınırı ile başlayan her şeyi Twitter’a yazma isteğimiz daha sonra 280 karakter izni ile destanlaşmaya başladı. Twitter’ın bence tercih edilmesindeki en önemli sebep, gerçek zamanlı bilgilere anlık olarak ulaşılabiliyor olmasıdır.

Ayrıca malumunuz 2013 senesinde Gezi Parkı olayları Türk kullanıcılar açısından Twitter üzerinden mevcut olan şeyleri paylaşmak için aktif bir şekilde kullanılmıştı.

Twitter’ın bir başka kullanım amacı ise müşteri hizmetleri kanalı olmasıdır. Bir marka ile ilgili şikayetinizi diğer sosyal medya siteleri üzerinden yazdığınız zaman aynı desteği alamayacağınız çok aşikardır.

13.Reddit (Aylık 330 milyon aktif kullanıcı)

Kullanıcıların sorular sorabildiği, ekip kurabildiği, bağlantı paylaşabildiği bir komin sitesi tarzı bir şey. Sloganları ise “İnternetin Ön Sayfası”. 2005 yılından günümüze kadar gelişerek geliyorlar.

Kullanıcılar tarafından yapılan yorumlar diğer kullanıcılar tarafından oylanabilmekte. Site dili İngilizce olduğu için dünyanın bir çok yerinden kullanıcı bulunmaktadır.

14.Baidu Tieba (Aylık 300 milyon aktif kullanıcı)

Baidu Tieba Çin’in en büyük arama motoru olan Baidu tarafından ortaya çıkarılmış çevrimiçi bir forumdur.

15.LinkedIn (Aylık 294 milyon aktif kullanıcı)

LinkedIn iş dünyasının Facebook’u gibi gözükmektedir. Eskiden sadece özgeçmiş güncelleme ve iş arama amacıyla kullanılsa da günümüzde sektör uzmanlarınca içerik paylaşmak, ağ veya kişisel marka oluşturmak amacıyla da kullanılıyor.

Tabi Türkiye’de çöpçatanlık sitesi gibi kullanma, iş dünyasından tanımadığımız birine ulaşmak amacıyla da epeyce kullanılmakta.

Siz hangi sosyal medya sitelerini kullanıyorsunuz?

Aşağıya yorum olarak en çok kullandığınız sosyal medya sitelerini paylaşabilirsiniz.

Sosyal Medya Resimlerinizi/Tasarımlarınızı Geliştirmenin 11 Temel İlkesi

Markamız adına sosyal medyada düzenli paylaşımlar yapıyoruz. Ancak paylaşımlarda kullandığımız görselleri geliştirerek daha çok dönüş alabileceğimizi de biliyoruz.

Buffer adlı web sitesi bununla ilgili olarak 11 maddelik bir infografik (bilgilendirici görsel) hazırlamış. Görsel İngilizce ancak maddeleri Türkçe olarak aşağıya ekliyorum. Kendimden de bir kaç not ile yazıyı daha da zengin hale getirmeye çalışacağım.

Dilerim bundan sonraki paylaşımlarınızda bu hususlara dikkat ederek daha fazla etkileşim alabilirsiniz.

Önce infografik gelsin 🙂

1.Renk

  • Duyguları iletmek için kullanılır
  • Belirli bir kişiliği/karakteri destekler, ön plana çıkarır
  • Görselin ruh halini ve atmosferini belirler

Renkler ile ilgili bazı ipuçları verebiliriz. Mesela;

  • Kırmızı: Enerji ve aciliyet bildirir
  • Turuncu: Agresiflik
  • Sarı: İyimser ve gençlik
  • Yeşil: Zenginlik ve rahatlama
  • Mavi: Güven ve güvenlik
  • Pembe: Romantik ve kadınsı
  • Siyah: Güçlü ve şık
  • Mor: Yatıştırı ve sakin

2.Denge

  • Uyum hissi yaratır
  • Simetrik veya asimetrik olabilir
  • Her bir parçanın bir ağırlığı olur

Görsellerdeki denge çok önemlidir. Bunun için simetrik ögelerden faydalanılabileceği gibi, asimetrik ögeler de yeri geldiğinde mükemmel bir uyum ile görsel üzerinde denge sağlayabilir. Ya da ögelerin boyutu, renkleri, sıcaklık veya soğukluğu, gölgeleri bile bu dengeyi sağlamanıza yardımcı olur.

Simetrik bir gitlab çalışmasını buraya ekleyerek fikir sahibi olmanıza yardımcı olmak isterim.

Buffer’da paylaşılan ve asimetrik bir görsel ile de nasıl bir denge sağlanıldığını belirten görselimiz ise bir çoğumuzun belki de sosyal medyada karşısına çıkan okyanustaki kayık ve altından geçen balina fotoğrafıdır.

3.Çizgiler

  • Gözleri yönlendirmeye yardımcı olur
  • Düz çizgiler bir uyum oluşturmanıza yardımcı olur
  • Kıvrımlı çizgiler görsele hareket katmanıza yardımcı olur

Buradaki temel işlevimizin çizgilerimiz ile görsele bakan kişiyi istediğimiz tarafa yöneltmek olmalıdır.

4.Tipografi

Görselimizde yazı tipi kullanacak isek ne olursa olsun ilk önceliğimiz okunaklı olmasıdır. Özgün olmak adına okunaklı olmayan bir yazı tipi seçmeniz tamamen sizin zararınıza olacaktır.

  • Görselde kullanılacak yazı tipini en fazla 3 farklı tip olacak şekilde sınırlandırın.
  • Baskı için ‘serif’ yazı tiplerini, web siteleri için ‘san-serif’ yazı tiplerini tercih ediniz. Yazı tipleri ile ilgili olarak aşağıda ön izlemesi olan görseli inceleyebilirsiniz.
  • Büyük başlıklar için karakter aralığı kullanın.
Yazı Tipi Rehberi

5.Kontrast (Zıtlık/Karşıtlık)

  • Şekillerle, renklerle ve öge boyutlarıyla zıtlık ekleyiniz. Örneğin koyu zemin üzerine açık renk ile yazı yazdığımızda yazımız ön plana çıkarken görselimiz bu zıtlıkla dikkat çekiyor. İşte buna patlama deniliyor. Bazen duyarsınız, görsel patlıyor derler. İşte biz buna kontrast yani zıtlık/karşıtlık diyoruz.

Bahsettikleri şey, görüntüdeki karşıtlık. Kontrast, bir ögenin öne çıkmasını veya diğer ögelerden daha dikkat çekici olmasını sağlayarak ögeler arasında farklılaşmayı sağlar.

Bunun için aşağıdaki görseli inceleyebiliriz. Koyu yeşil zemin üzerine Gevheri’nin bir dizesini beyaz ve ‘sans-serif’ bir yazı fontu ile ekledim. Vermek istediğim mesajımı daha büyük bir şekilde yazdım.

6.Ölçek

  • Farklı ögeleri boyutlandırın
  • Bazı alanlara dikkat çekmenizi sağlar
  • Bir konsept oluşturmanıza yardımcı olur

Ölçeklendirmedeki temel amaç yine dikkat çekmektir. Örneğin yazı boyutları büyütülerek mesaja dikkat çekilirken, konsept uzaklaştırılır. Üstteki kullandığım görsel bir nebze bunu anlatabilir. Ancak aşağıdaki görsel tam anlamıyla bunu ifade etmektedir.

Bu görselde hedeflenen sizin önce büyük bir şekilde yazılmış olan yazıya dikkat çekmek, daha sonra balona yönlendirmek ve en son alt kısımda yer alan pembe yazıyı okumanızı sağlatmaktır.

7.Yakınlık

  • İlgili maddeleri birlikte gruplayın
  • Renkler, yazı tipleri ve şekilleri birbirine ilişkilendirin
  • Bazı ögelerin benzer şekilde algılanmasına yardımcı olur

Örneğin aşağıdaki görseli inceleyin. Renkler hariç dairelerin konumları aynı olmasına rağmen onları farklı olarak gruplandırdığınızı fark ettiniz mi?

8.Hiyerarşi (Aşamalı Sistem)

  • Önce en önemli ögeler gelir
  • Tasarımın amacına odaklanılır
  • Kıvrımlı çizgiler ile hareket kazandırılır.

9.Tekrarlama

  • Tutarlı bir marka olun.
  • Yazı tiplerine, renklere ve logolara odaklanın.
  • Tanınabilir bir görüntü oluşturun

Kendi renginizi, kendi fontunuzu ve tasarımınızı belirleyin ve sürekli buna vurgu yapın. Markalaşma aşamasındaki en önemli şeylerin temelinde bunlar yatar. Büyük markaların hepsi bu şekilde algı yaratmıştır.

10.Yön

  • İnsanlar “F”, “E” ve “Z” düzeninde okurlar
  • Anahtar bilgi için sol üst kısmı veya sol kısmı kullanın.
  • Tasarım akışınız hakkında bilgili olun.

İnsanların göz takipleri herkeste aynı olmasa da genel olarak kabul edilen “F, E ve Z” şeklinde hiza takip eder.

Sizler de tasarımlarınızda insanların bu göz takip sistemini dikkate almalısınız. Ayrıca yaptığınız tasarımlarda insanların sizin istediğiniz düzeni takip etmesini sağlamalısınız.

Yapılan araştırmalarda insanların web sitelerini gezerken %70 oranlarında sol tarafa odaklandıkları tespit edilmiştir.

11.Boşluk

  • Tasarımlarını oldukça basit tutun
  • Nesneleri öne çıkarmak için boşluk kullanın.
  • Ögeleri dışarı çıkarmaktan korkmayın.

Boşluk kullanımında ters boşluk kullanımı veya beyaz boşluk kullanımı oldukça etkilidir. Son zamanlarda bir çok tasarımda beyaz boşluk kullanımı oldukça yaygındır ve başarılıdır. Beyaz boşluk nesnelerin her birinin ortaya çıkmasını sağlar. Boşluk basitliktir. Aşağıdaki görsel beyaz boşluğun görsele kattığı gücü göstermeye en güzel örneklerden bir tanesidir.

Umarım sizlere faydalı olabilecek bilgiler aktarmışımdır.

Kaynak: https://buffer.com/library/social-media-design-tips

Web Hakkındaki Komplo Teorileri

Çokça dillendirilen bu büyük komple teorisine göre web çeşitli seviyelerden oluşmaktadır. Bu teori henüz ispat edilemese de birçok kişi tarafından kabul edilmektedir. Bu komple teorisine Web 8 katmandan oluşur. 3. Seviyede Deep Web başlar.

Yaygın inanışın aksine internet bilgini depolandığı bir yer değildir. İnternet, verilerin terminaller arası aktarılan bir iletişim ağıdır. Deep Web, zeki bilgisayar kullanıcıların kendi sunucularını oluşturup, çeşitli site ve içeriklere herkesin ulaşmaması için kurdukları bir ağ şeklidir.

1.Seviye: Surface Web:

Herhangi bir internet kullanıcısının rahatlıkla ulaşabileceği web siteleri bu katmandadır. Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya siteleri ve haber siteleri bu ağdadır.

2.Seviye: Bergie Web:

Engellenemeyen +18 içerikler barındıran siteler bu katmanda bulunmaktadır. Genellikle bu siteler arama motorlarında bilerek son sıralara atılmıştır.

3.Seviye: Deep Web:

Bu katmandan itibaren internet kullanıcıları bu katmandaki sitelere girmek için Proxy kullanmak zorundadır. Bu seviyedeki siteler ‘’.onion’’ uzantısına ait değillerdir. Bu kategorideki siteler arama motorlardan engellenmiş olup, genellikle yasa dışı satışların yer aldığı iddia edilmektedir.

4.Seviye: Charter Web:

Bu katmanda sonuçları daha önce bilinmiş maçların sonuçları, parayla insan öldüren kişiler, korkutucu deneyler, insan satışı ve devletler için çalışan casusların bulunduğu iddia edilmektedir.

5.Seviye: Marina Web

Bu katman adını dünyada bilinen en derin çukurdan almıştır. Bu katmanın varlığı çok uçuk olarak görülmektedir. Bunun nedeni ise dünyadaki hiç kimse bu katmana ulaşamamıştır. Şu anki teknolojinin yetersiz olduğu ve yalnızca kuantum bilgisayarlarının bu katmana giriş yapabileceği iddia edilmektedir.

6.Seviye: İsimsiz

Bu seviye hakkında hiç kimse bir bilgiye sahip değildir. Yalnızca bu seviyenin en tehlikeli katman olduğu hakkında bir teori vardır.

7.Seviye: The Virus/Fog Shoup:

İnsanlar arasında savaş yeri olarak bilinir. Yine bu seviyeyle ilgili hiçbir şey bilinmez. Savaş alanı komplo teorisinin sebebi ise şudur; Her kullanıcı başka bir kişinin Katman 8’e ulaşmasını engellemeye çalışır.

8.Seviye: The Primarch System:

Teorilerde bu katman Web’in son noktası olarak bilinir. Hiçbir devletin ya da kimsenin bir bilgi sahibi olmadığı ‘’Primarch System’’ tarafından yönetildiği iddia edilir. Bu katman hakkında farklı bir bilgi yoktur.

Seo İçin Hayati Algoritma Güncellemeleri

Site yöneticilerinden konu hakkında daha az bilgi sahibi olanlar SEO’nun etkisiz olduğu fikrini savunsa da sonuçlar aksini ispatlamaktadır. Arama motorları kötü siteleri iyilerden ayırabilmektedir. Özellikle Google içeriklerin değerini tespit etmede gerçekten başarılıdır. Bu yazıda önemli bir Google algoritma güncellemesi olan Google Panda hakkında bilgi verilecektir.

Nedir? Ne işe yarar?

Google panda, SEO için önemli Google algoritma güncellemelerinden biridir. Web- sitelerini içeriklerinin kalitesine göre değerlendiren Panda, yüksek kaliteli içeriğe sahip siteleri daha üst sıralarda konumlandırarak ödüllendirir. Düşük kaliteli içeriğe sahip siteler de aşağı sıralara kaydırılır. Özetle, sayfa içeriğinin ne kadar başarılı şekilde optimize edildiğiyle ilgilenir. Web sitelerinin üst sıralarda yer alabilmesi için algoritma güncellemeleri hakkında bilgi sahibi olunması hayati öneme sahiptir.

Panda’yı harekete geçiren nedir?

Zayıf içerik

Zayıf içerikten kasıt her zaman için az kelime kullanmak değildir. Örneğin, Google’a ‘‘bugün Christmas mı? şeklide bir soru yazarsanız karşınıza çıkacak ilk site tarihi belirledikten sonra kendi dilinizde ‘‘evet’’ ya da ‘‘hayır’’ cevabını verecektir.

Bu örnekten her şeyi çok kısa anlatın anlamı da çıkarılmamalıdır. Önemli olan arayıcılara doğrudan başka şeylerle karıştırmadan istediği arama sonucunu sunabilmektir. Böylece hayat kolaylaştırma işlevi yerine gelmiş olacaktır.

Düşük-kalite içerik

Düşük kalite içerik, okumayı bırakın baktığınızda dahi sizleri rahatsız eden içerikler demektir. Dilbilgisi hatalarıyla dolu yazılar, büyüklüğüyle ya da başka şekilde rahatsız edici görseller kullanıcılar için olumsuz deneyim oluşturacaktır. Kullanıcıların internet sayfalarından keyif almaları gerekmektedir.

Yardımcı olmayan ve güvenilir olmayan içerik

Google, kullanıcılara aramalarıyla ilgili sonuçlarda yardımcı olmayan ve onlara zarar verme amacı taşıyan aldatmaya yönelik sayfalara kesinlikle tolerans göstermemektedir.

Tekrarlanan metinler

Bu madde genellikle tekrarlanan içerik şeklinde algılanabilmektedir. Ancak Panda sadece metinlerle ilgilenmektedir. Görüntüler ya da Youtube videoları hariç videolar kapsam dışındadır. Metinler kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Metinlerin bir kısmının uygun şekilde kaynak gösterilerek kullanılmasında bir sakınca yoktur. Ancak başkalarına ait metinler kaynak gösterilmeden kullanılamaz. sayfanızda kaynak gösterimine yönelik güncelleme yapmanız yararlı olacaktır.

Makale çevirmeleri

Bu maddede, internet üzerinde yayınlanan bir yazı ya da makaleyi başka cümlelerle tekrar aktaran içerikler kastedilmektedir. Özellikle birtakım yazılımlar kullanılarak otomatik şekilde dönüştürülen metin ya da makaleler orijinal içeriğin kalitesini de düşürecektir.

Nasıl düzeltilebilir?

Sayfanızın Panda tarafından etkilendiğinden tamamen eminseniz yapmanız gereken şey içerik kalitenizi arttırmak olacaktır. Hangi sayfalar üzerinde çalışmanız gerektiği yukarıdaki başlıkları inceledikten sonra gayet açıktır.

Sitenize zarar veren tüm kullanıcı ve algoritmalardan da kurtulmanız gerekecektir. Bunların yerine onaylanan içeriklere daha fazla yer verebilirsiniz.

Kaynak: https://www.searchenginejournal.com/7-laws-of-the-google-universe-algorithm-updates-every-seo-should-know/238815/ sitesinden erişilmiştir.

Neden Ülkelerin Tek Borsası Var?

Piyasalar alıcı ve satıcıların arz ve talep döngüsü etrafında; belirli kurallar çerçevesinde karşı karşıya geldikleri yerlerdir. Liberal ekonomiler esas olarak kişisel mülkiyete dayanır. Serbest piyasa ekonomisi uygulayan devletler bunu anayasaları ile güvence altına alırlar. Sistemi serbest piyasa ekonomisine dayanan bütün devletlerde piyasa bulunmaktadır. Piyasalar bu evrede can simidi vazifesi görmektedirler. Piyasaların olmadığı bir sistemde liberal ekonomiden bahsedilmez.

Borsa alıcı ve satıcıların karşı karşıya geldikleri belirli kurallara tabi olan organize piyasalardır . Aynı kurallara sahip olunsa da işleyiş bakımından farklılıklar bulunmaktadır. Bunun içinde temelde yatırım yapacağımız piyasaların özelliklerini iyi bilmemiz gerekmektedir. Kıstas olarak işlem saatleri ve yatırımcıların hangi saatlerde alım satım yaptıkları irdelenmeli ve analize tabi tutulmalıdır.

Birlik sağlanması açısından aynı tür işlemlerin yapıldığı piyasalarda esas olan tek bir merkezden işlem yapılıyor olmasıdır. Yani aynı nitelikte başka bir birimin bulunmamasıdır.

Bu da işlemlerin birliği açısından elzem bir durumdur. Neden olarak işlemlerin tek bir noktada odak olarak merkeze alınması ve birlik beraberlikle yeknesaklık sağlanarak hem ülke açısından hem de yatırım açısından hayati bir faktör olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Mesela menkul kıymet piyasaları örneklem olarak verebiliriz.

Alım ve satım

Fiyatları değişiminde temel olarak alım satımın toplam tutarı büyük bir etkendir. Yani bir maldan 1 lot almakla 10000lot almak arasında malın fiyatında büyük bir değişim gözlenir. İşlemimizi alım yönünde yapacak olursak eğer, yüklü alımlarda bu malın fiyatında pozitif dalgalanmalara sebep olur. Bir de bu hissenin piyasada işlem gören lot miktarı az ise hissenin fiyatı anormal biçimde artacaktır.

Yıkıcı Etkiler

Bunu satım olarak değerlendirecek olursak eğer o zaman bütün negatif unsurlarla mücadele etmemiz gerekecek. Her şeyin bir kabus gibi çöktüğü anda fiyatlar tepetaklak olur ve şirketin iflas aşamasına bile geldiği söylenir. Fiyatların değişiminde temel etken olarak alım satım miktarını ele almakla beraber arz ve talep dengesinin kaybedilmesinin de bunda büyük bir payı bulunmaktadır. Liberal ekonomilerde kişisel mülkiyet hakkı tanıdığından vatandaşlarının birikimlerinin limit gözetmeksizin en iyi şekilde değerlendirilmesi için gerekli olan bütün tedbirleri alır. Buda devletin temel görevlerinden birisidir.